Kitap Tanıtımı: NEVZAT KÖSOĞLU – TÜRK KİMLİĞİ VE TÜRK DÜNYASI



Fikirlerin ve ideolojilerin gücünü içeriğinde aramaktan ziyade insanların o fikre olan inancında aramak gerekmektedir. Ne kadar çok inanırsanız, başarmak için o kadar çok çabalarsınız. Unutmayalım ki, insanlar inanmışlıkları ölçüsünde değerlidir.

Nevzat Kösoğlu’nun kültür ve medeniyete bakışındaki temel düşünce, diğer düşünürlerden farklı olarak “iman” kavramı temellidir. Kösoğlu’na göre toplumların gizli gücü “inançları”dır. İnancı zayıflayan toplumların belirli ölçüleri olmadığı için kültürel bütünlüğünü ve üslubunu kaybedeceğini düşünür. Bu durumu da, imanı zayıf yani gerilimi düşük olan toplumların düşünce ve ölçü zenginliklerinin meyveye durmadan dökülen çiçekler gibi olduğunu söyler. Oysa tarihi göçler ve tercüme çalışmaları hayata anlam katan kültür idrakini genişleten en önemli etkenlerdir. İmanın dayanıklı olduğu dönemlerde bu etkenler, kültürün problem alanlarını genişleterek idrakin sürekli yenilenmesine ve imanın parlamasına zemin hazırlarken, imanın zayıf dönemlerde ise kültür bu yeni gelişmelerin yorumunu ve değerlendirmesini kendi ölçüleri ile yapamayacağından kimlik kayıplarına kadar giden bir süreç izlenecektir.

Fikirlerin ve ideolojilerin gücünü içeriklerinde değil, o davaya inananların imanlarında yani inanmışlıklarında aramak gereklidir. O yüzden de kültürler bazında incelemeler yapılmalı ve insanın çözümlenmesi kültürün çözümlenmesinden ayrı tutulmamalıdır. Türk kimliği ve Türk dünyasına ait farklı fikirlere, kültür ve kimlik üzerine yazılmış makalelere Ötüken Neşriyat tarafından yayımlanmış Nevzat Kösoğlu’nun “Türk Kimliği ve Türk Dünyası” isimli eserinde bulabilirsiniz. Kitap, rahmetli Cumhurbaşkanımız Turgut Özal’a yazılmış bir mektup ile başlıyor. Türk milletinin mozaik olduğunun vurgulanmasından rahatsızlık duyan yazar mektubunda, Türklüğü ırki kavramdan ziyade kültürel birer mozaik olmasına bağlamış ve yapılan söylemlerin ayrımcılık yaratacağına dikkat çekmiştir. Bir toplumun milletleşmesi ve birliğinin sağlanması, milli kültürünün bütünleşmesine bağlı olarak gerçekleşeceğini vurgulayan yazar, kültürün bütünleşebildiği, hayatın milli bir üsluba kavuşabildiği ölçüde birliğimizin de daim olacağını belirtmiştir.

İyi okumalar.