Kitap Tanıtımı: A. YAĞMUR TUNALI – BİTTİĞİ YERDE BAŞLAR (İMPARATORLUKTA DOĞAN 16 CUMHURİYET ALTINI)



“1906 yılı, Mustafa Kemal sınıf arkadaşı Ali Fuad (Cebesoy) ile birlikte Manastır’da mektepten çıkarlar, bir yere otururlar. Derken birden bire Mustafa Kemal, Ali Fuad’a  ‘’Elinde bir kâğıt var mı?’’ diye sorar. Elini cebine atan Ali Fuad, bir kâğıt bulur ve Mustafa Kemal’e uzatır. Kâğıda bir şeyler çizen Mustafa Kemal, kâğıdı tekrar Ali Fuad’a uzatır ve ‘’Fuad, şunu al, cebinin bir yerinde dursun!’’ der. Ali Fuad Paşa, alır kâğıdı, cebine koyar. Eve gelince ne olduğunu merak eder ve cebinden çıkarıp, kâğıda bakar. Kâğıtta Misak-ı Milli’nin Türk hududlarını gösteren bir haritasını çizmiştir Mustafa Kemal. Yani 1919’da gerçekleşecek olan bir olayın sonucunu 1906 yılından ön görmüştür Ulu Önder.”

Devlet mutlaka gidecekse dili, kültürü bir olan insanların aynı sınırlarda kalmasını istemiştir. Kültürün öneminin o gençlik yıllarında farkına varmış yapılması gerekenleri o yıllarda planlamıştır. Böyle anıları okumakla Mustafa Kemal’in ufkunun genişliğini bir kez daha anlamış oluyoruz. Yukarıda bahsedilen anı A. Yağmur Tunalı’nın Bittiği Yerde Başlar (İmparatorlukta Doğan 16 Cumhuriyet Aydını) isimli eserinde yer alıyor. Ali Fuad Paşa’nın kendi hatıratında bile yer almayan bu anıyı Ord. Prof. Dr. Sadi Irmak, Ali Fuad Paşa’dan bizzat dinleyerek röportajında bizlerle paylaşıyor.

Eser, Bilge Kültür Yayıncılık tarafından 2015 yılında yayımlanmış olup aynı yıl içinde ESKADER röportaj ödülüne layık görülmüştür. "Bittiği Yerde Başlar", Osmanlı vatandaşı olarak doğup hayatlarına Cumhuriyet vatandaşı olarak devam eden 16 değerli şahsiyetle yapılan biyografik röportajlardan oluşmaktadır. Yazarın, mesleki birikimini de gözler önüne seren eser, o geçiş döneminin canlı şahitleri tarafından anlatılanların kaleme alınmış hali. Kitapta, Orhan Şâik Gökyay (1902-1994), Zeki Ömer Defne (1903-1999), Ömer Âsım Aksoy (1898-1993), Nâdir Nâdi (1908-1991), Ord. Prof. Dr. Sâdi Irmak (1908-1990), Râkım Çalapala (1909-1995), Prof. Dr. Tahsin Banguoğlu (1904-1989), Burhan Arpad (1910-1994), Prof. Dr. Halil Vehbi Eralp (1907-1994), Prof. Dr. İbrahim Yasa (1906-1993), Münevver Ayaşlı (1906-1999), İzzeddin Ökte ( 1910-1990), Ord. Prof. Dr. Reşat Kaynar (1910-2006), İsa Yusuf Alptekin (1901-1995), Cevad Memduh Altar (1901-1995), Prof. Dr. Saadet Çağatay (1907-1989)’ın eşsiz röportajları yer alıyor.

Kitabın arka kapağında yazanlar kitabın içeriğinde bizleri nelerin beklediğinin habercisi;

Bu isimler, 1900 ile 1911 arasında doğdular. Hepsi de Osmanlı kimliği taşımaktaydı. Yine hepsi, ilk-orta-liseyi eski yazıyla okumuştu. Gençliklerinin ilk yıllarını Cumhuriyet öncesinde yaşamışlardı.

Bu özelliklerin onlara neler verdiği üzerinde durmak lazımdır. Öncelikle, ülkeler kaybetmenin ne demek olduğunu derinden duyarak gelmişlerdir. Bugünden bakınca, bu ağır durumun, onlara kaybettirdikleri yanında, kazandırdıkları da çok önemlidir. Acıdan daha öğretici ne vardır? 

Düşmanın hücumu amansızdı. Türklüğü büsbütün yok etmek için saldırıyorlardı. Türk'e nefretlerini vahşetle göstere göstere, bağıra çağıra, hınçla yükleniyorlardı. Bundan dolayı, çocuk yaşlarında milliyetlerine sarılarak, Gökalp'in tabiriyle "eski kölenin vurmasıyla" kendilerini çok Türk hissederek büyüdüler.

Memleket topyekün bir kalkınma hamlesine girecekti. Bunun bir yolu da, gelişmiş düşmanın, yani savaşılan Batı'nın bilgi ve görgüsünü memlekete taşımaktı. Savaş biter bitmez, "Onlar nasıl kalkındıysa biz de o usullerle kalkınacağız!" fikri devreye sokulmuştur. Aslında, bu fikir yeni de değildir. En azından 1793'ten beri Osmanlı'da ana fikir buydu. Batı'nın her konudaki bilgi ve görgüsünü memlekete taşıyacak ve kalkınma hamlesine katacak olan, okuma çağındaki gençler olarak görülmüştür. Çünkü yetişmiş insan gücü zaten pek az kalmıştır. Hızla insan yetiştirmek lazımdır.

Bu kitapta yer alan isimler, Cumhuriyet'in bu manada içeride dışarıda yetiştirdiği öne çıkmış kimseler arasındadır. Söz konusu isimlerin farklı görüş ve bakışları da eserin bir başka zenginliğidir.

Zevkle okuyacağınızı düşündüğümüz bu kitap, Cumhuriyet döneminin önemli kişilerinden oldukça önemli bilgilerin verildiği eşsiz bir eser. Her kütüphanenin sahip olması gerektiğini düşündüğümüz bu kaynağı okumanızı tavsiye ederiz.

İyi okumalar dileriz.