Kitap Tanıtımı: A. M. CELÂL ŞENGÖR – DÂHİ DİKTATÖR



"Atatürk hâlâ önemli mi bizim için? Çok önemli. Çünkü Atatürk adını sil, yerine akıl yaz, akılsız hiçbir şey yapamazsın, aklın olmadan atacağın her adım seni felakete götürür. Aklının seni iyiye götüreceğinin garantisi yoktur, ama orada adam gibi bir şey yapma ümidin, aklını paranteze alarak yaptığından çok daha fazladır. Atatürk, bunun için önemlidir. Atatürk bize aklın neler yapabileceğini göstermiştir. Bunun mümkün olduğunu göstermiştir; ama “Ben böyle diyorum, böyle yapın” dememiştir. Bilakis, “Ben hiçbir şey söylemiyorum” demiştir.

Biliyor musunuz, Atatürk’ün bütün yazdıkları, yaptıklarından sonradır, “Onu yapacağım, bunu yapacağım” dememiştir. Marx gibi kâhinlik etmemiştir. Hitler gibi niyetlerini ortaya döken kitaplar yazmamıştır. Bütün yazdıkları, yapacaklarını yapıp işini bitirdikten sonra verdiği hesaptan ibarettir. Atatürk bugün önemli mi, Atatürk bugün ilgili mi bizimle, yani Atatürk’ü düşünmek zorunda mıyız? Tekrar ediyorum, Atatürk adını sil, yerine akıl yaz ve bu soruyu tekrar sor. Akıl önemli mi bizim için, aklımızı kullanmak zorunda mıyız? Buna verilecek cevap neyse, Atatürk’ün bugün bizimle ilgili olup olmadığı, onun adını hatırlayıp hatırlamamız, onun yaptıklarından ders alıp almamamız gerektiği ortaya çıkacaktır. Kendisinin de söylediği budur.

Peki, Atatürk hata yapmadı mı? Çok. Bir tane de değil, pek çoğundan döndü, kendi keşfettiklerinden döndü, belki dönemedikleri de vardır ama bu bir insanın kötü niyetini göstermez. Aksine, fark edip döndüğü hatalar onun iyi niyetinin en açık işaretidir. Hataları var dedik Atatürk’ün. Kendisinden sonra yerine kimin geçmesini istediğini sorduklarında “hiç kimseyi” demiş. Bu çok önemli ve üzerinde düşünülmesi gereken bir cevaptır."

Yukarıdaki satırlar Ka Kitap tarafından 2016’da yayımlanan A. M. Celâl Şengör'ün Atatürk'ü farklı yönleriyle anlattığı "Dâhi Diktatör" isimli tarih kitabında yer almaktadır. Yazar hayata bakış açısı olarak bilimi ön planda tutan ABD Ulusal Bilimler Akademisi'nin ilk Türk yabancı üyesi seçilmiş ve Rus Bilimler Akademisi'nin Fuat Köprülü'den sonra seçilen ilk Türk üyesi jeoloji profesörü olma hakkını da almıştır. Çok sayıda uluslararası bilim ödülüne de sahiptir. Ulu Önder’in farklı bir bakış açısıyla anlatıldığı kitap diktatörlüğün tanımıyla başlanıp Ulu Önder’in izlediği yol, tarihi ve bilimsel açıdan değerlendirilmelerle ele alınmaktadır.

Söyleşi tadında kaleme alınan tarih kitabı iki kısımdan oluşmaktadır. Birinci kısımda Atatürk'ün düşünce yapısı, bilimsel yöntemleri anlatılırken olaylar karşısında izlediği yol örnekler verilerek anlatılmaktadır. İkinci kısımda ise daha çok yaptığı devrimlerden ve bu devrimlerin gerekçelerinden bahsedilmektedir. Yazarın kendi hatıralarının da yer aldığı satırlarda Atatürk'ün Türk algısının üzerinde sıklıkla durulmaktadır. Aralarda Atatürk fotoğraflarının da bulunduğu kitap Dahi Diktatör ’ün mükemmeliyetçi yönünden ziyade hatalar da yapabileceğini bizlere göstermektedir. Fakat kitapta hatalarında direten bir Atatürk'ten ziyade hatalarını gören ve düzelten bir liderden bahsediliyor olması da ayrıca önemlidir.

Geniş bir perspektiften bakılarak yazılmış olan kitapta Atatürk için yerine göre eleştiriler yapılmakta, yerine göre de methiyeler dizilmiştir. Fakat kitap yazarın samimi anlatımıyla Atatürk'ü bilimsel anlamda tanımak isteyenlerin ellerinden bırakmak istemeyeceği bir kitaptır.


İyi okumalar.