Kitap Tanıtımı: EMRULLAH ÖZDEMİR - TÜRKLERİN İLK KADIN HÜKÜMDARI: TOMRİS


Emrullah Özdemir’in Akçağ Yayınları’ndan geçtiğimiz yıl çıkardığı Türklerin İlk Kadın Hükümdarı: Tomris isimli kitabı okumanızı önemle tavsiye ediyorum.

Kitabın yazım serüveni, üzerinde ‘’Altın Elbiseli Adam’’ resminin bulunduğu bir kitabın yazarın eline geçmesiyle başlamış...

Edebiyat, gerçek yaşam ya da tarihin insan beynindeki yansımasıdır. Yazar tarihin bu karanlık sayfalarında gezinirken tarihin gölgesinde kalmış birçok isimsiz Türk Kahramanını unutmamış. 

Bir günde okuduğum kitabın içinde bulunan resimler beni anlatılan zamanı hayalimde film gibi canlandırmaya yöneltti.

Türklüğün simgelerini destansı bir anlatımla bizlere yansıtan yazar, silinmeye yüz tutmuş tarihimizle bizi tekrar yüz yüze şu satırlarla getirmiştir:

‘’Senin düşündüğün manâ da gerçek bir kişi miyim? Hayır! Ama gerçeğim oğul. Işık kadar, rüzgâr kadar, aldığın nefes kadar gerçeğim.

Bu milletin şimdi Korkut Ata diye bildikleri ben Türklüğün ruhuyum ve bu millet var oldukça ben de var olacağım. Her şeyi bilen, gören ve tasarlayan Tanrı’nın bana verdiği ulvi bir görevdir bu.

Bana verdikleri isim bugün Korkut Ata, yarın dağların arkasından fışkıran bir millete yol gösteren Börteçine, ya da bu millete kendini anlatan Dede Korkut…’’

Tomris Han’ın ve isimleri unutulmaya yüz tutmuş nice Türk kahramanlarının akıllardan çıkmayacak hayatlarından kesitler bulunan kitapta, en çok da Türklük onuruyla yaşamanın ve aynı şekilde Türklük şerefiyle ölmenin ne demek olduğunu göreceksiniz.

Üstün askeri niteliklere sahip olan Türk Milletinin ve bu milletin acun üzerinde kazanmış olduğu sayısız kahramanlıkların gelecek nesillere aktarılabilmesi temennisiyle yazılan bu kitabı her Türk ferdinin büyük bir coşkuyla okuyacağını düşünüyorum.

Kitabın arka kapağında bulunan satırlar da, sizleri nasıl bir heyecanın beklediğinin habercisi;

‘’Saka Türklerinin Kadın hükümdarı Tomris, biraz sonra atlarını ölüme sürecek olan savaşçılarının önünde durdu ve yürekleri titreten bir sesle gürledi.

‘’… Geriye yalnızca bizler kaldık. Birçoğu kadınlardan, ama erkeği kadar yiğit kadınlardan oluşan bir halk ve ordu…

Karşımızdakiler acunun en vahşi, en acımasız ve en kalabalık ordusu. Ancak biliyorum ki gök kubbenin altındaki hiçbir ordu, şu dolunayın altında ateş saçan gözlerinizden daha cesur değil. Ve yine biliyorum ki yeryüzündeki hiçbir ordu, yurdu ve halkı için çarpan ulu yüreklerimizden daha büyük değil!..

Günümü aydınlatan güneş, gecemi aydınlatan ay ve atalarımın ruhları üzerine and olsun ki atımın çiğnediği bu toprak kanımla kızıla boyansa da kimsenin, hele ki o hain Perslerin esareti altına girmeyeceğim.’’

Hanlarının ardından Saka Türkü savaşçılarının hepsi aynı coşkuyla gürledi.

‘’And olsun!’’

Gök kubbenin her zerresi kahraman kadınların tiz çığlıklarıyla dolmuştu artık. Arkalarına bir kez olsun bakmadan sürdüler atlarını savaş meydanına. Önde Tomris Han, ardında savaşçıları…

Yeryüzü daha önce, ölüme böylesine arzulu at koşturan bir millete tanıklık etmemişti…

Tarih Milattan Önce 15 Aralık 528’i gösterdiğinde Asya Bozkırları akıl almaz bir savaşa tanıklık ediyordu. Bir tarafta, 9000’i kadın olmak üzere 13.000 kişilik Saka Türk Ordusu. Diğer tarafta ise Pers İmparatoru Büyük Kirus’un kumandasında, 100.000’in üzerinde askeri ile Pers Ordusu…

Başlarında, Türklerin İlk Kadın Hükümdarı Tomris Han’ın bulunduğu Saka Türkleri için bu savaş, tam anlamıyla bir varlık-yokluk mücadelesiydi ve bu mücadelede tek bir silahları vardı:

İSTİKLÂL İÇİN ÖLÜMÜ HİÇE SAYAN SAVAŞÇI RUHLARI… ‘’

Yazarın çıkaracağı yeni kitapları heyecanla bekliyoruz. Değerli kitapseverlere de şimdiden iyi okumalar diliyoruz.

Kaynak: http://www.gencaydergisi.com/2015/03/sayi-37-subat-2015.html